Nöroşirürji

Cevapla
Kullanıcı avatarı
GnTevfikSağlam
VIP
VIP
Mesajlar: 360
Kayıt: Prş Nis 20, 2017 4:52 pm
Reputation: 5

Nöroşirürji

Mesaj gönderen GnTevfikSağlam » Pzt May 01, 2017 3:22 pm

SSK Ankara Eğitim Hastanesi 1. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği
SSK Ankara Eğitim Hastanesi 1. Beyin ve Sinir Cerrahisi Klinik Şefi Doç. Dr. Zeki Şekerci.

Kliniğinizin tarihçesi hakkında bilgi verir misiniz?
Kliniğimiz, 1975 yılında Prof. Dr. Mahir Tevruz tarafından kuruldu. Kendisi şuanda Haydarpaşa Numune Hastanesi Beyin Cerrahisi Klinik Şefi. Daha sonra Nusret bey devamında Prof. Dr. Ahmet Erdoğan, Prof. Dr. Nuri Erdem, Prof. Dr. Nur Altınöz tarafından bu güne kadar getirildi. Şimdi de klinik şefliğini ben yürütüyorum.

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Akademik kadromuz, bir şef bir şef muavini ve dört de uzman olmak üzere altı kişiden oluşuyor.

Yardımcı personel durumunuz nedir?
Şu aşamada beş personelimiz var. Lise mezunu hepsi ve bunlar işe yeni başladılar. Yardımcı personelimizi eğittik. Bunlar kalifiye eleman sınıfına giriyor.

Yatak sayınız ve doluluk oranınız nasıl?
Otuzbeş yatağımız var. Bu yatağın beşi yoğun bakımda ve bu yataklar tam teşekküllü. Hastaların tamamen monitörize edildiği, hiçbir eksiği olmayan beş yatak bunlar. Geri kalan yataklarımız ise dolu. Doluluk oranımız yüzde yüz. 300'e yakın da sıra bekleyen hastamız var. Bu hastalarımız en fazla bir ay sıra bekler.

Nöbet düzenlemeleriniz nasıl yapılıyor?
Her gece icapçı bir nöbetçi uzman var ve ben de her gece nöbetçiyim. Yani icap nöbeti. Hekim kadromuzdan üç kişi de, biri acil serviste, ikisi serviste olmak üzere her gece nöbet tutuyor.

Rotasyon uygulamanız nasıl?
Beyin cerrahisinin 2 ay genel cerrahi, 2 ay patoloji ve 10 ay nöroloji olan yasal rotasyonları var. Rotasyonlar aşağı yukarı 1.5 yıl sürüyor.

Eğitim programınız nedir?
Her hafta cuma günleri saat 13:00-15:00 arasısını eğitime ayırıyoruz. Literatür saati, vaka takdimleri ve her 15 günde bir de seçilen bir konuda seminer oluyor. Bu kesinlikle aksamadan yürütülen bir programdır.

Tıbbi araç gereç durumunuz nasıl, gereksinimlerinizi karşılayabiliyor musunuz?
Burası Türkiye'nin en eski kliniklerinden birisi. Beyin cerrahisi gelenekçi bir bölüm. Elemanların hepsi usta-çırak sisteminden yetişmiştir. Burada bir sistem var. Hacettepe ile İbn-i Sina'da ne varsa alet olarak hepsi bizde de mevcut. Mikroskoplar, yardımcı destek setleri gibi. Bazı eskiyen malzemelerimiz var. İstek yaptık onları da kısa zamanda yenileyeceğiz.

Bilimsel yayın durumunuz nedir?
Klinik olarak bilimsel yayın politikamız, senede iki yurtdışı yayın ve en aşağı 4 de yurtiçi yayın şeklinde. Bunun yüzde 50'sine ulaşmış durumdayız. Yeterli yayınımız var. Bu klinikten son 3 yılda ciddi yurtiçi ve yurtdışı dergilerde aşağı yukarı 5'e yakın yayın çıktı. Yani yayın sorunumuz yok.

Kliniğinizi seçecek asistanlardan neler beklersiniz? Onlar nelerle karşılaşacak?
Beyin cerrahisi özverili bir bölüm. Her şeyden önce burayı severek gelmeleri gerekiyor. İkincisi de mutlaka yabancı dil şart. En az KPDS ve ÖDS'den 65 almaları gerekir. Bu zorunlu değil ama böyle bir sistemde gelirlerse çok daha fazla rahat ederler. Çünkü bütün kitaplar İngilizce. Bilgiye daha çabuk ulaşırlar. Böyle gelmeyenler için de talimat verdim yabancı dil bilmeyenler, dil kursuna gidiyor. Severek gelecek, yabancı dili olacak. Buranın birtakım zorlukları var ama biz bir aile gibi çalışıyoruz. Gelen çocukların memnun kalacağını tahmin ediyorum.
medimagazin

by DrKonsultan
En son GnTevfikSağlam tarafından Pzt May 01, 2017 5:07 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.



Kullanıcı avatarı
GnTevfikSağlam
VIP
VIP
Mesajlar: 360
Kayıt: Prş Nis 20, 2017 4:52 pm
Reputation: 5

Mesaj gönderen GnTevfikSağlam » Pzt May 01, 2017 3:22 pm

SSK Ankara Eğitim Hastanesi 2. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği
SSK Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Beyin ve Sinir Cerrahisi Klinik Şefi Doç. Dr. H. Zafer Kars.



* Kliniğinizin tarihçesi hakkında bilgi verir misiniz?
Kliniğimiz 1975'de Prof. Dr. Mahir Tevruz tarafından kuruldu. Kendisi Haydarpaşa Numune Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi klinik şefliğinden emekli oldu. 1980'li yıllardan itibaren üniversiteden çok sayıda arkadaşın gelmesiyle birlikte daha aktif ve efektif bir çalışma içine girdi. Nusret bey, devamında Prof. Dr. Ahmet Erdoğan, Prof. Dr. Nuri Erda, Prof. Dr. Nur Altınörs tarafından bugüne kadar getirildi. 1994 yılından itibaren de 2. Beyin ve Sinir Cerrahisi kliniği olarak faaliyete devam ediyoruz.


* Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Akademik kadromuz, bir şef bir şef yardımcısı iki başasistan, dört uzman ve dokuz asistandan oluşuyor.


* Yardımcı personel durumunuz nedir?
Bir sorumlu hemşire, 9 hemşire, bir fizyoterapist, bir sekreter ile dört hizmetli olmak üzere toplam 16 yardımcı personelimiz bulunuyor. Bu kadar az personelle hastalara çok iyi bir bakım yapıldığı söylenemez.


* Yatak kapasiteniz ve doluluk oranınız nedir?
5'i yoğun bakım yatağı, 21'de normal olmak üzere toplam 26 yatağımız var. Doluluk oranımız ise yüzde 95'dir. Yatış için sıra bekleyen hasta sayımız 20-30 arasında değişir. Bu hastalarımızı da en geç üç hafta içinde yatırıyoruz.

* Nöbet düzenlemeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Klinik şefi haricinde bütün uzman, asistan ve hemşireler nöbet tutmaktadır. Uzmanlar icapçı olarak nöbete kalmaktadır. Asistanlarda da devamlı olarak kıdemli ve kıdemsiz olmak üzere iki kişi nöbete kalır. Ayrıca 24 saat süresince acil serviste de bir beyin ve sinir cerrahi asistanı nöbete kalmaktadır.


* Rotasyon uygulamanız hakkında bilgi verir misiniz?
Rotasyon uygulamamız, Sağlık Bakanlığı normlarına göre genel cerrahi, nöroloji, patoloji ve anestezi kliniklerindedir. Rotasyonlarımız hastane içindeki kliniklerde yapılmaktadır. Pediatrik nöroşirürji için son sene asistanlarımızı üniversite kliniklerine gönderiyoruz.


* Teknik donanımızın nasıl, yeterli mi?
Teknik donanım olarak hemen hemen hiçbir problemimiz söz konusu değildir. Ancak stereotaktik yöntemleri şu anda hastanemizin şartlarında uygulayabilme şansımız maalesef yok.


* Eğitim programınız hakkında bilgi verir misiniz?
Her gün saat 09:00 ile 10:30 arasında toplu hasta viziti ve klinik konseyi yapılmaktadır. Her gün bir ameliyathane kullanıyoruz. Her ay nöroloji kliniği ile ortak vaka toplantısı, radyoloji kliniği ile ortak nöroradyoloji toplantısı, patoloji kliniği ile ortak nöropatoloji toplantısı yapıyoruz. Ayrıca her ay dergi saatimiz var. Klinik çalışmamızı her ay yaptığımız mortalite-morbidite toplantısında değerlendiriyoruz.


* Bilimsel yayın durumunuz nedir?
Yurtiçinde ve yurtdışında yayınlar yapılmaya devam ediliyor. Bunların belli bir düzen dahilinde olmasına gayret ediyoruz. Hasta durumu ve yapılan vakaların durumuna göre bunlar, yurtiçinde ve yurtdışında yayınlatılmaya çalışılıyor.


* Kongreleri takip edebiliyor musunuz?
Gerek asistanlar gerekse uzmanlar klinik çalışmasını bozmadan yurtiçi ve yurtdışındaki kongrelere katılmaya çalışıyorlar.

* Kliniğinizi seçecek asistanlara ne söylemek istersiniz?
Beyin ve sinir cerrahisi çok yeni bir branş değil ama çok matematiksel ve bilimsel bir tarafı olan çok güzel bir branş. Ancak çok emek gerektiriyor. Gerçekten bu işi seven, diğer bir deyimle çok emek sarf edip fedakarlıkta bulunacak doktor arkadaşlarımızın bu işe başlamalarını öneriyorum.
Teşekkürler.
medimagazin

by DrKonsultan

Kullanıcı avatarı
GnTevfikSağlam
VIP
VIP
Mesajlar: 360
Kayıt: Prş Nis 20, 2017 4:52 pm
Reputation: 5

Mesaj gönderen GnTevfikSağlam » Pzt May 01, 2017 3:23 pm

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nur ALTINÖRS.


Beyin cerrahisi bölümünün tarihçesi hakkında bilgi verir misiniz?
Başkent Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümü benim buraya atanmamla birlikte yani 1995 yılı Ocak ayında kuruldu. Yani aşağı yukarı 7 yıllık bir geçmişimiz var.

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Başkent Üniversitesi olarak Adana ve Alanya'da da hastanelerimiz var. Orada, bize bağlı çalışan üniteler bulunuyor. Bir üniversitenin bulunduğu şehir dışında üniteler açıp, buraya bağlı bölümlerin , doktorların çalışması açıkçası Türkiye'de ilk ve yeni bir uygulamadır. Ankara'da biz 6 kişiyiz ben bölüm başkanıyım, iki doçent arkadaşımız var, bir uzman iki de araştırma görevlisi arkadaşımız görev yapmakta. Bu Ankara'nın kadrosu, Adana Hastanesi'nde üç uzman arkadaşımız, Alanya Hastanesi'nde 2 beyin cerrahı uzmanı arkadaşımız bulunuyor.

Bu sayı sizce beyin cerrahi bölümü için yeterli mi?
Açıkçası burada gerçekleştirilen tıbbi hizmet için bu sayı minimum sayı. Ama hem bizim bölüm olarak hem de üniversitenin politikası olarak, minimum insanla maksimum işi yapmak amacımız. Asistan alımında Türkiye'de bence bir takım planlar, ihtiyaçlar göz önünde tutulmuyor. Aldığımız asistan ve araştırma görevlisini minumumda tutmak. Niçin? Genel anlamda doktor sayısı da belki Türkiye'de gereğinden fazla, ilgili branşlarda bazı branşlardaki doktor sayısı ihtiyaçtan fazla. İhtiyaç fazlası oluyor. Belki beyin cerrahisi için şu an için geçerli değil.

Bölümünüzde yardımcı personel sayısı nedir?
Yardımcı personelimiz yeterli, iki sekreterimiz var, hemşiremiz var, bayan ve erkek personel dışarıyla getir götür işlerine bakan, artı temizliğe, oda bakımı gibi hizmetleri yapan elemanlarımız var. Yardımcı personel sayımız şu an için ihtiyaçlarımızı karşılayacak düzeydedir.

Yatak kapasiteniz ne kadar?
Yatak sayımız değişken. Bizim belirli, "şurası beyin cerrahisi" diyeceğimiz bir ünite yok. Ama biz hastanenin değişik servislerine hasta yatırabiliriz. Ben size şunu diyemem ki, benim 20 yataklı sadece kapısında beyin cerrahisi olan ve sade beyin cerrahisi hastası yatan bir bölüm yok. Biz hastamızı her kata yatırabiliriz, onun için size bir sayı vermek mümkün değil. Şunu söyleyebilirim ; Nöroloji ile ortak 7 yataklı yoğun bakım ünitemiz var, ağır hastaların yattığı sadece bize ait. Onun dışındaki yoğun bakımlara da ben hasta yatırabilirim. Sadece beyin cerrahisi ve nörolojiye ait 7 yataklı yoğun bakım ünitemiz var, onun dışında da ortalama 15-20 hastamızın her an yattığını söyleyebilirim, o hastalar belirli bir yerde yatmıyor. Başka hastalarla birlikte yatıyorlar, genel servisler var. Birinci kata ben de hasta yatırabilirim, ortopedi de yatırabilir. Böyle bir sistem var. O birimin hemşiresi ortak, o bölümdeki bütün hastalara bakıyor, yemeği aynı yerde çıkıyor. Ben gidiyorum hastama vizit yapıyorum başka arkadaş geliyor hastasına bakıyor. Bu durum herhangi bir karışıklığa yol açmıyor.

Nöbet düzenleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Bizim iki araştırma görevlimiz var, onlar gün aşırı hastanede nöbet tutuyor. Onun haricinde uzman arkadaşımız haberdar ediliyor. Ayrıca bizler öğretim üyeleri evde her gece bir öğretim görevlisi olmak üzere nöbet sistemimiz var. Bizzat hastanede asistan arkadaşlar gün aşırı nöbet tutuyor, bir uzman arkadaşımız var onun dışında bizler belirli sıklıkla evde nöbetçiyiz haberdar ediliyoruz.

Eğitim programınız nasıl anlatır mısınız?
Tabii. Bizim kanunen beş yıllık beyin cerrahisi eğitim programı. Bunun içinde kanunun öngördüğü rotasyonlar var. Bir de bizim henüz başlayamadık örneğin Adana ve Alanya hastaneleriyle ilişkilerimiz var. Biz oraya gidiyoruz, orada ihtiyaç duyulan ameliyatlara gidiyoruz. Araştırma görevlilerimizi oraya da göndermek istiyoruz, orada da çalışsın. Başken Üniversitesi Hastanesi bünyesinde bir tür enterkonnekte sistem gibi sistemimiz var. Mesela oradaki arkadaşımız buraya gelip çalışabilir. Örneğin oraya tayin edilen bir arkadaşımız birkaç ay program aldı, 6-7 ay çalıştı, sistemi öğrendi, aynı şeyi Alanya'da uygulamak için gitti. Şu anda üç hastanenin bir ortak programı var.

Bilimsel yayın durumunuz hakkında da bilgi verir misiniz?
Son 7 yıllık bilimsel çalışmalarımız şöyle. 1 adet özgün kitap, 14 adet kitap bölümü, 9 kez yurt içinde makale, 39 kez yurt dışında makale yayımlandı, 42 kez yurt içi bildiri, 33 kez uluslararası sözlü bildiri, sunum ve 400'e yakın yayına atıfta bulunuldu.
Geçen sene, uluslararası kongrelerde 6 sözlü bildiri, yurt içindeki toplantılarda 11 sunumumuz olmuş, yabancı dergilerde 3, yurt içinde hakemli dergilerde 3 makalemiz yayımlandı.

Teknik donanımınız yeterli mi?
Çağdaş yoğun bakım ve ameliyat imkanları bakımından teknik donanımımız yeterli. Özellikle ameliyathanemiz günün 24 saati, bayram, yılbaşı gibi tatillerde her türlü ameliyatı yapma hazırlığımız var. Her türlü acil vakaya her zaman müdahale edebilecek olanaklarımız bulunuyor.

Bu bölümü tercih edecek asistanlara neler söylemek istersiniz? Bu bölüme geldiklerinde nelerle karşılaşacaklar?<
Başkent Hastanesi Beyin Cerrahisi'nden bahsetmekten önce beyin cerrahisi konusunda bir şeyler söylemek isterim. Beyin cerrahisini düşünüyorlarsa çok ciddi düşünsünler hakikatten ağır, özveri isteyen bir branş. Bizde de ihtisas sürelerinin önemli bir kısmı gün aşırı nöbet dediğimiz, bir gece nöbet var bir gece yok. İzin söz konusu değil. Kısacası ağır bir tempo onları bekliyor, ama şunu vaadediyoruz ki şimdiye kadar 7 yıllık dönem içinde 2 arkadaşımız uzman oldu. Bu özverilerinin karşılığında iyi bir eğitim alacaklarının sözünü garantisini verebilirim ama her şeyden önce beyin cerrahisini iyi düşünsünler. Beyin cerrahisine girmek için iki defa düşünsünler, ağır bir alandır. İyi bir beyin cerrahı olarak buradan çıkarlar.
medimagazin

by DrKonsultan

Kullanıcı avatarı
GnTevfikSağlam
VIP
VIP
Mesajlar: 360
Kayıt: Prş Nis 20, 2017 4:52 pm
Reputation: 5

Mesaj gönderen GnTevfikSağlam » Pzt May 01, 2017 3:25 pm

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı
Hacettepe Üniversitesi Rektörü ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tunçalp Özgen.


Kliniğinizden bahseder misiniz?
Hacettepe beyin cerrahisi 1957'de kuruldu. Hacettepe, Beyin cerrahisi alanında Türkiye'de belli başlı taşlardan biridir. Şu anda 117 yataklı dev bir beyin cerrahisi olmuştur. Bunun 11'i yoğun bakıma ait, alt branşlara ayrılmıştır. Göğsümü gere gere söylerim dünyanın neresinde ne var ise bu gün bizde de var. İnsana güven veriyor.

Akademik kadronuz nasıl ?
Beş profesör, üç yardımcı doçent, 16 da asistan var. Asistan iş yapacak adam değil. Asistan pansuman yapacak, film toplayacak, bunun için değil. Eğitim alması gerekiyor. Devlet 6 sene okutuyor. Ondan sonra bir teknisyenin yapacağı işi asistana yaptırıyorsun. Bu yanlış. Müstahdemin yapacağı işi veriyorsun. Bu kaynak israfı değil de nedir? Asistan eğitim alması gereken insandır. Ben burada yetiştim, asistanken 80 yatak 4 asistan vardı, belki de o yüzden bu kadar iyi yetiştik.

Asistanların nöbet durumu ?
İki sene gün aşırı nöbet tutulur, ondan sonra rotasyona gider. Gittiği yerin kuralına uyar. Dördüncü senenin sonunda bize gelir, o zaman seviyeye göre, kaç kişilerse üç-dört günde bir nöbet tutar. Başasistanın çalışma prensibi şudur: Sizin grubunuzda bir hasta var, o gece ameliyat olacak, nöbetçi değilsiniz. Siz kalır ameliyat yaparsınız, nöbet yok o zaman iş var. Senin sorumluluğun gece - gündüz.

Vaka profiliniz nasıl ?
Hacettepe'de her hastayı görebiliyoruz, hasta madeni diyorum ben, her şey var.

Eğitim programı nasıl ?
Klinikte Çarşamba sabahları yedide ilk toplantı başlar. Yediye kadar hastanın tüm işleri bitirilir. Sonra asistanlar, hocalar otururuz, haftalık yapılan ameliyatları konuşur, tartışırız. Kısa seminerler anlatılır. Kısa bir aradan sonra patoloji bölümü ile toplanırız, o hafta içinde yapılan ameliyatların tahlil sonuçlarını ekranda bize göstererek anlatırlar. Hastaya nasıl bir tedavi yapılacak, ne gerekiyor; bunlar da tartışılır. Endokrinle de toplantılarımız olur, tümörlerle ilgili. Bir de her hafta on-oniki arası nörolojik bilimler toplantısı olur. Yani, beyin cerrahisi, çocuk nörolojisi, büyük nörolojisi, nöro - patoloji, hepimiz salona oturur hastaları tartışırız, seminerler olur.

Yabancı dil arıyor musunuz ?
Bilimde yabancı dil olmadan olmuyor. Tercüme kitaplar var ama, takip etmek için yabancı dil gerekiyor. Her yayın tercüme etmekle olmuyor.

Altı-yedi yılını verip eğitim alıyorlar, gelecekte ücret olarak tatminkar bir branş mı ?
Açık söylüyorum, doktorlukla köşe dönülmez. Doktor olup da Boğaz'da gemileri, yalıları olmuş birini tanıyor musunuz ? Ama dürüst, saygılı doktor olursanız, iyi yaparsınız, saygı görürsünüz. Parayla açamadığınız kapıların hekimlik sayesinde size açıldığını görürsünüz. Benim için bu daha önemli.
Köşeyi dönmek anlamında değil de, genelde TUS'ta göz, kadın - doğum biraz daha tercih ediliyor. Hem kazanç iyi, hem eğitim biraz hafif, o açıdan.
Bir şey söyleyeyim. Gözünüzü ameliyat ettireceksiniz, rastgele tabelaya bakıp, girip ameliyat ettirmezsiniz. Gözlük reçetesi yazmak için göz hekimi olmak yazıktır. Bir şeyin iyisi olmak çok önemli. Ne olmak istiyorsan onu ol, ama en iyisi olmaya çalış. En iyisi olmayabilir, bazen şans, kader, kaza ama kişi kendine düşeni yapmalı. Beyin cerrahı olarak Türkiye'de çok büyük ekmek yok. Türkiye'de 450 beyin cerrahı var. Aç kalmaz ama, köşe de dönemez. Artık köşe dönme devri bitti, bir yerlere gelebilmek için yıllarca çalışacaksınız, piyango vurursa onu bilemem.

Asistanları yurt dışına gönderiyor musunuz ?
Hem evet, hem hayır. Gitmek isteyenleri, bizimle eşdeğer klinikte yer bulanları teşvik ediyoruz. Şu an bir asistan USA Seattle Washington Üniversitesi'nde asistanlık yapıyor. Orada çalışmak için bir baraj sınavı var, onu kazanmak lazım. Demek ki o da bana düşmez, kendisi geçer, ben yardımcı olurum gitmesi için. Özellikle uzman olan arkadaşları biz yolluyoruz. O da akademik misyon olacak. Doçent olmak isteyenleri mutlaka yolluyoruz, esas olarak ABD'ye.

Yurt içi - yurt dışı yayınlarınız nasıl ?
. Hacettepe Üniversitesi, kendisine en yakın yayın yapan üniversitenin iki katı yayın yapıyor. En yakın üniversite iki küsur yayın yapıyorsa, Hacettepe'de dört bindir. Bize derler ki, "sizin tıbbınız var ondan". Ankara Üniversitesi'nde de, İstanbul Üniversitesi'nde de var, bu bahane değil.

Hocalarla asistan ilişkileri nasıl ?
Disiplin daima var, olmazsa olmaz. Sorumluluğu bir kişi alır, karar verir ve yapılır. Ben bir şeyi hiç kabul etmedim : Ameliyatta hocanın asistana bağırıp çağırmasını, eliyle ayağıyla fiili tecavüzde bulunmasını, hakaret etmesini. Ne böyle bir şeye muhatap oldum, ne de bulunduğum ortamda izin veririm. Bizim Hacettepe'de beyin cerrahide böyle bir şey söz konusu dahi olamaz.

İlişkiler arkadaş gibi mi ? Asistanlar çok yoğunlar, bir de eğitim açısından çok sıkıştırılıyorlar hocalar tarafından...
Eğitim açısından yoğunlar. Bir sorunları olduğu zaman yanlarındayım ben. Çok güzel asistanlık yaşadım. Sabahlara kadar şamata, gırgır. Onların içinde var ama yanımda yapamazlar, ben hoca olduğum için. Benim aldığım işaretler, içlerinde böyleler.
Ameliyatta hocalarla şakalaşmak asistanın hoşuna gider...
Ameliyat esnasında takılırız şakayla. Ama söylemek istediğim o değil. Gece yatarken sizi ıslatmak gibi, bunu hoca yapmaz değil mi ? Hocaya da kimse yapamaz. Kendi içlerinde var, top oynuyorlar mesela, idari görevden dolayı ben katılamıyorum.

Ayrılan asistan oluyor mu ?
Benim dönemimde ayrılan oranı yüzde 50 idi. Son beş senedir ayrılan yok. Demek ki bilinçli geliyorlar. Ben düşünüyorum, bilinçli gelmedim, istemeyerek de gelmedim. Bizim zamanımızda talebe hoca seçiyordu. Şimdi farklı. Beni üç branş asistan istiyordu. Ben baktım, belki biraz da Amerikalı bir hocanın etkisiyle beyin cerrahı oldum. Ayrılan bir kişi oldu, o da düşük puanla geldi, niyeti TUS'a burada hazırlanmaktı. Olmayacağını anladı ve ayrıldı. Buna izin vermiyoruz.

Size gelen asistanlarda ne özellikler ararsınız, ne istersiniz ?
Beş sene hayatı bırakacak. Yani fırsat buldukça sinemaya falan gidecekler, ama okuyacaklar. Okumadan bu meslek olmaz.

Söylemek istediğiniz başka şeyler var mı ?
Beyin cerrahı olmak isteyen arkadaşlara, hakikaten istiyorlarsa gelsinler. Havası için beyin cerrahı olayım diye gelenler de var. Bunlar gelmesin. Gerçekten istedikleri için gelsinler. Aile yaşamınızı da etkiler. Birçok kez çok şeyi iptal ettim. Göze alsınlar, öyle gelsinler. Beyin cerrahı olmak için özel yetenek gerekmez. Herkes piyano çalabilir ama Mozart olamaz. Herkes Beyin cerrahı olabilir. Ama Gazi Yaşargil olamaz.

Teşekkürler...
MEDİMAGAZİN

by DrKonsultan

Kullanıcı avatarı
GnTevfikSağlam
VIP
VIP
Mesajlar: 360
Kayıt: Prş Nis 20, 2017 4:52 pm
Reputation: 5

Mesaj gönderen GnTevfikSağlam » Pzt May 01, 2017 5:07 pm

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı
Kliniklerimiz sayfasının bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yücel Kanpolat

• Kliniğinizin kısa tarihiyle başlamak istiyoruz…
• 1950’li yıllar kurumların yavaş yavaş kurulmaya başladığı yıllardır. Bu yıllarda Ankara Üniversitesine bağlı Hacettepe Çocuk Hastalıkları bölümünde İhsan Doğramacı Hoca ABD’deki yetenekli Türk hekimlerini oraya getirmeye başlar. Bunlardan biri Prof. Dr. Nurhan Avman’dır. 1965’te şimdi Cebeci’de onkoloji olan bölüme bizim modern klinik kurulur ve 1984’te İbn-i Sina’ya taşınılır. 60’ların sonlarında kliniğimiz için farmakolojiden araştırmalarda hayvan uyutabilen bir laboratuvar teknisyeni almayı düşünebiliyorduk. Bunu düşünebilen Nurhan Bey’di. Bu müthiş bir şey. Hemen bunun arkasından mikro cerrahi uygulamaları geldi ve mikroskop aldık, Ertekin Araşıl ABD’ye gitti, çok daha öncelerde epilepsi, ağrı cerrahisi yapılıyordu. Tamam, ben ağrı cerrahisinde dünyada önemli insanlar arasındayım ama bizim esas yaslandığımız o dönemdeki yapılanlardır. Seksiyonlaşma ilk bizim kliniğimizde başlamıştır.

• Türkiye’de nöroşirurjiyi nasıl görüyorsunuz?
• Nöroşirurji Türkiye’de ve dünyada iyi bir yerde. Bu iyi yeri koruyabileceğimize inanıyorum. Bir şeyin iyi olmasını istiyorsak oraya yatırım yapmalıyız. Bir tababet uzmanlık tüzüğü hazırladık, hâlâ çıkacak. Board ile ilgili çalışmalarımız 1986’lara dayanır ama bizim boardımız hâlâ hayata geçmedi. Bugün sınav yapıyoruz ama nedense Sağlık Bakanlığı her şeyi en iyi bildiği için bizimle bu işleri konuşmaya yanaşmıyor, dernekleri hiç dinlemiyor. Türk Tabipleri Birliği de bize dinlemiyor yeterince.

• Eğitim programınız nedir?
• Kliniğimizde 40 yılı aşkın süredir asistan eğitimi veriliyor. Denilir ki: “Biz Avrupa Birliğinin, ABD’nin eğitim standartlarına uyuyoruz.” Bunları tabii ki önemsiyorum. Ama Türk insanı ve Türk akademisi artık kendine güvenmeyi öğrenmelidir. Biz bazı şeyleri Avrupalılardan, Amerikalılardan daha iyi yapma hakkına sahibiz ve ben bu cevabı gerçekleştirip yaymak zorundayım. Eğitimde tüm dünyanın fark edemediği bir şey var: Eğitim yaşamın içinde olmalıdır. Bugün Avrupa eğitimde haftada 45 saat çalışmak istiyor. Biz bu başıbozukluğa uyacak mıyız? Haftada 45 saat eğitim alan bir tıp adamını mezun ettik ve işe başlattık. Günde ortalama 7-8 saat eğitim vererek bu adamı dünya çapında beyin cerrahı yapacaksın öyle mi? Buna gülünür, komediden bile öte. Bu insan haklarına aykırı mıdır? Bunun yanıtı insan haklarından ne anladığınıza bağlı.

• Yıllık poliklinik ve ameliyat sayınız ne kadar? Bir asistan ortalama kaç ameliyat yapar?
• Yeteri kadar yapar. Yıllık iki bin civarında ameliyat yaparız. Şu iddiada ısrarlıyım: Bizim yetiştirdiğimiz uzman Afganistan’da da çalışır, Harvard’da da çalışır. Asistanla ilgili bugün bir program yaparsınız; yarın gelirler -örneğin acil servis için asistana ihtiyaç vardır ve asistan gider- bu durumda biz ne yapacağız, program ne oldu? Sıkıntılarımız çok. Anlayan yok, sorumlu yok ama yetkili çok.

• Üniversite hastanesi kavramını nasıl tanımlıyorsunuz?
• Üniversite hastanesini sadece öğrenci eğitimi diye anlıyorsak bu yanlıştır. Ben başkalarının yapmadığı işleri yapmakla görevliyim. Bu benim çok özel, çok büyük olduğum anlamına gelmiyor. Biz araştırma yapıyoruz, tecrübe biriktiriyoruz. Bunları her hafta-gün değerlendiriyoruz. Birbirimizle tartışıyoruz ve ortaya bir birikim çıkıyor. İşte o birikimdir üniversiteyi var eden. Ama siz o birikime düşmansanız bu ahlaksızlıktır. Üniversite olarak insan gücü planlaması yapmalıyız. Dünyada traktotomi ameliyatının yapıldığı en iyi bölüm benim bölümümdür ve en iyi de ben yaparım. Devlet bunun için bizim anabilim dalına 340 YTL verir. Utanma yok mudur, izan yok mudur? Bu bana soruldu mu, üniversiteme, tabip odama soruldu mu? Ama Türk Tabipleri Birliği de buna bakmadı, bana bir şey yazmadı bunun için. Herkesin eşit olmasını istiyorlar, yıldız istemiyorlar. Hakkari’de, Sivas’ta, Diyarbakır’da hatta Amerika’da yapılamayan bir ameliyat için hasta buraya gelebilmelidir. Üniversite hastanesinden biz bunu anlıyoruz.

• Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? İlk yıl bir asistan ortalama kaç nöbet tutuyor?
• Asistan ilk yılında çok nöbet tutar. Onun için gelecek asistana ilk söyleyeceğim şey ‘Uykuna ve yemeğine dikkat et’ olacaktır. Fizik olarak çok güç ister bu iş, dayanamazlar. Mesela cerrahların çok böbrek taşı olur neden? Su içemezler de ondan. Bunu bize küfür eden bakanlar başbakanlar bilirler mi? Burada benim insanlarım gerçekten insan üstü çalışıyorlar. Bizde her gece üç doktor nöbet tutar. Böyle bir zorunluluk yok.

• Kaç yatağınız var ve doluluk oranı nasıl?
• 75 hasta yatağımız var. Doluluk oranı yüzde 100’e yakındır.

• Yardımcı personel durumu nedir?
• 8 yardımcı erkek personelimiz ve 20 hemşiremiz var. Yardımcı kadın personelimiz yok. Sabah servise geliyorum, iki personelim görevden alınmış. Bunu aldığı için idareye katiyen kızmıyorum. Onlar da bunu yapmaya mecburlar. Devlet bize adeta düşman muamelesi yapıyor, bu benim ağrıma gidiyor. Ben bu devletin hizmetkarıyım, devletin de beni en azından koruduğunu, saygı duyduğunu bilmek istiyorum. Burada erkek müstahdem kadın hastamın altından sürgü alıyor. Bu nasıl devlettir ki, bunu görmüyor, bu nasıl devlettir ki, bunu dinlemiyor. Bu nasıl ülkedir, nasıl insanlıktır? Ben biliyorum ki, Sağlık Bakanlığının bünyesi ağzına kadar adam dolu. Bizi burada buna mahkum etmek haksızlıktır. Hasta haklı olarak diyor ki, ‘Benim hastamın altından sürgüsünü neden erkek müstahdem alıyor’? Ama yok. Bunu vermemek bir insanlık suçudur. Bizi buna mahkum edenleri affetmiyorum, ellerim yakalarındadır.

• Asistan eğitiminde kullandığınız araç-gereçlerle ilgili durumunuz nasıl?
Birkaç araştırma laboratuvarımız var ama yönetim tarafından pek desteklenmez. Yönetim bize düşman olduğundan değil, böyle bir adet yok. Bunun bir ihtiyaç olduğuna biz inanamıyoruz. Bizim çok para kazandırdığımız söylenir hastaneye ama nedense bu hesabın kime ve nasıl kullanılacağı konusunda biz ne yetki ne bilgi sahibiyiz. Bu benim yöneticilere sitemimdir.

• Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?
Kötü ve çağdışı yapıyoruz. Rotasyonlardan biri nöroloji rotasyonudur. Nöroloji rotasyonu 10 aydır ve temelde nörolojik bilimler rotasyonudur. Bir diğer rotasyonumuz genel cerrahidir. Acil servis, patoloji de var ama çok uzun değil. On ay yapılan nöroloji rotasyonu nörolojik bilimlere ayrılmış. Biz isteriz ki, nörolojik bilimlerin içinde sadece nöroloji kliniği anlaşılmasın. Bu nörolojik bilimler rotasyonu klinik nörolojidir. Zaten asistanları az sayıda diye, asistanlarının yapamadığı veya yapması gereken işleri de bizden giden asistanlar yapar. Bu kavga az gelişmiş ülkelerin çoğunda verilir. Tabii Türkiye’de de verilir. Biz bu kavgada yeniyiz. Ama şikayetçiyim. Bunu düzeltecek ortak akıl ne yazık ki yok.

• Rotasyon uygulaması nasıl olmalı?
• Ben aşağı yukarı on yıldır bu işle uğraşıyorum. Ben diyorum ki, nörolojik bilimler rotasyonu yapacak olan asistan gitsin biraz nöro anatomi öğrensin. Sonra meraklıysa onun fizyolojisiyle, farmakolojisiyle ilgilensin. Bu disiplin seçmeli olabilir. Ama klinik nöroloji 4 ay olsun. Bunu yeni tüzüğe yazdık ama Bakanlık bu tüzüğün üzerine yattı ve 3 senedir kalkmadı. Cevap yok, eylem yok, karar yok. Biz gelişmiş bir dünyada yaşıyorsak ve o dünyada artık nöroloji biliminin adı nörobilim ise o bilimin içinde nöro anatomi-farmakoloji-fizyoloji-radyoloji-anestezi var. Ben demiyorum ki, bunların hepsine gitsin ama ilgi duyduğu alana gidebilme şansı olsun ve bu da on aylık nöroloji stajında olsun bitsin. Dahası bizim kliniğin hizmet yükü yüksek, hastalar ağır. Herkese akıl öğretiyoruz ama biraz da kendimize baksak ya! Hastalara ‘günaydın’ bile demeyiz. O zavallı hasta bakışlarıyla seni takip eder. Bir espri yap, bir şey söyle! Bizim hastalarımız ‘vaka’ değil, bunlar insan.

• Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayılarınız nedir?
• Rekora yakındır. Biz fakültenin en çok yayın çıkaran ilk üç cerrahi bölümü içindeyiz. Avrupa’da birçok yerde araştırma çok gerilerdedir. Ben 4 yıl Avrupa Beyin Cerrahisi Araştırma Komitesi Başkanlığı yaptım. Bence bizim ülkemizdeki araştırma potansiyeli fena değildir. Yanlış anımsamıyorsam nöroşirurjide, AB içinde en çok araştırma ödülü alan ülke Türkiye’dir. Biz her gün yeni araştırma peşinde koşmayız. Birkaç temel araştırmamız vardır. O araştırmaları geliştirmeye çalışırız.

• Kongrelere katılabiliyor musunuz?
• Katılıyoruz. Asistanlar da katılırlar ve sadece kongreye gitmekle kalmazlar. Avrupa Birliğinin standardı yüksek bir eğitim kursu var oraya katılmalarını destekleriz. Bana göre Türkiye dünyanın kongre ve eğitim merkezi olabilir. Ama kebapçı dükkanı açan bakanlarla bu misyon üstlenilmez ki! Biz 10 bin kişilik bir dünya kongresi yapacaksak bu kadar insanı alabilecek otel, salon yok. Dünya Nöroşirurji Kongresini doğru düzgün bir kongre salonumuz olmadığı için kaçırdık.

• Son 5 yılda istifa eden asistan var mı?
Tabi, pek çok. Dayanamazlar, kolay değil çünkü. İstifa oranı yüzde 40’tan aşağı değildir. Ama ben bundan biraz da memnunum. Bu biraz profesyonel bir konu. Bu işe niyetli, meraklı olan kişiler gelsin. Ben herkesi iyi beyin cerrahı yapmak zorunda değilim. Adam olacak çocuk zaten oluyor.

• Aranıza yeni katılan bir uzman ya da asistan döner sermayeden ne kadar pay alıyor?
• Döner sermaye parası hizmetin oluşmasına katkıda bulunan insanlara verilmelidir. Bunlardan hocalara verilir ama diğer personele de verilir. Burada dağıtım adına kusur vardır. Bunu düzeltmek lazım. Sistem bütün Türkiye’de hatta dünyada az çalışanı, az üreteni, kaytaranı korumaktadır.

• Aranıza yeni katılacak asistanlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
• Kuşkusuz var. Piyasa ekonomisi ile uyumlu uzman olacaklar bizi seçmesin. Daha kolay, cazip, popüler dallar var. Bu zor bir iştir. Ama bence kutsal bir iştir ve keyiflidir de. Niyeti olan insanlar bu durumu düşünmeliler. Burası iyi bir dünya kliniğidir. Bunun için de bir şeyler istiyoruz. Lüks mobilyalar, hiç kullanılmayan aletler istemiyoruz. Biz ağır koşullarda çalışıyoruz. Herkes bizim memur olmamızı istiyoruz. Kesinlikle hayır. Biz memur değiliz, biz hekimiz.



• Teşekkürler.
17/09/2007


Klinikte görev yapan akademisyen ve hekimler:
Prof. Dr. Yücel Kanpolat, Prof. Dr. Ahmet Erdoğan, Prof. Dr. Cumhur Dinçer, Prof. Dr. Ali Taşçıoğlu, Prof. Dr. Nihat Egemen, Prof. Dr. Atilla Erdem, Prof. Dr. Şükrü Çağlar, Prof. Dr. Ali Savaş, Doç. Dr. Ağahan Ünlü, Doç. Dr. Ayhan Atar, Uzm. Dr. Hakan Tuna, Uzm. Dr. Hasan Çağlar Uğur, Dr. Onur Erol, Dr. Caner Sarılar, Dr. Vedat Açık, Dr. Ercan Armağan, Dr. Mevci Özdemir, Dr. Hakan Özalp, Dr. Kutsal Devrim Seçinti, Dr. İhsan Doğan, Dr. Recep Brohi, Dr. Onur Özgüral, Dr. Ümit Eroğlu.

medimagazin

by DrKonsultan

Kullanıcı avatarı
GnTevfikSağlam
VIP
VIP
Mesajlar: 360
Kayıt: Prş Nis 20, 2017 4:52 pm
Reputation: 5

Mesaj gönderen GnTevfikSağlam » Pzt May 01, 2017 5:08 pm

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirürji Kliniği
Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirürji Kliniği Şefi Opr. Dr. Turgay Bilge

Kliniğinizin tarihçesini anlatır mısınız?
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirürji Kliniği, 1986 yılında şeşiğe atanan Opr. Dr. Aydın Tuğrul’un özverili ve yoğun çalışmaları ile kurulmuştur. Aydın Tuğrul, Şişli'deki şef yardımcılığı görevinden ayrılıp Haseki'deki genel cerrahi kliniğinde bir köşe kurarak işe başlamıştır. Daha sonra ekibe Dr. Sinan Onsun ve ardından ekibe dahil olan Opr. Dr. Tevfik Gözüm ile eğitim kadrosu oluşturulmuştur. Kliniğimiz bu kadro ile uzun yıllar şef muavinleri başasistanlarla çalışmaya devam etmiştir.

1999 yılında Klinik Şefi Sayın Aydın Tuğrul’un acı kaybı ile boşalan klinik şeşiği, bir süre Şef Muavini Opr. Dr. Tevfik Gözüm tarafından yürütülmüştür. Ben 2001 yılında Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şef Yardımcılığından istifa edip, burada klinik şefi olarak göreve başladım. Halen klinik şeşiği görevini sürdürmekteyim. Uzun yıllar şef muavinliği kadrosu boş kalmış, 2008 yılında bu kadroya klinikten yetişen Doç. Dr. Kadir Kotil atanmıştır. Başasistan olarak da ilk günden beri hizmet veren Opr. Dr. Mustafa Akçetin, Opr. Dr. Mustafa Eras halen görevlerine devam etmektedirler.

Biriminizde kaç yıldır asistan eğitimi veriliyor?
Asistanlık, uzman olmak için geçirilmesi gereken çileli bir süredir. Üstelik bu süre, kişinin en verimli yıllarını almakta, en aktif dönemine damgasını vurmaktadır. Ülkemizde tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili sorunlar, her klinikte olduğu gibi bizde de mevcuttur, ama kabul edilebilir düzeydedir. Kliniğimizde yetişen değerli asistanların klinikte uzman olduktan sonra kalmaları için veya akademik gelişimleri için şeşikçe elimizden gelen gayreti göstermekteyiz. Mesela, yine kliniğimizden yetişen değerli kardeşlerimiz ve meslektaşlarımızdan Dr. Murat Kalaycı ve Dr. Şanser Gül, Karaelmas Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak büyük çapta hizmet üretmektedirler ve bizlerin de gurur kaynağımız olmaktadırlar.

Asistan eğitimi kliniğin kurulması ile başlamıştır. Buradan yetişip uzman olan Opr. Dr. Mustafa Arif Eras, Opr. Dr. Mustafa Ali Akçetin, Opr. Dr. Cengiz Acar, Opr. Dr. Bekir Kılınç ve Opr. Dr. Nurgül Balcı kliniğimizde uzman olarak görevlerine devam etmektedirler. Kliniğimize en son gelen asistan doktor Ezgi Ayçiçek 66.5 puanla en fazla puan alarak giren asistanımız olmakla beraber, ortalama giriş puanı 60 civarındadır. Asistanların deneysel çalışmaları hemen yanı başımızda bulunan İstanbul Üniversitesi deney laboratuvarında yapılmaktadır. Henüz kendimize ait deney laboratuvarımız yoktur.

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Şu anda kliniğimizde 1 şef, 1 şef yardımcısı, 2 başasistan, 3 uzman, 12 asistan mevcuttur.

Yardımcı personel durumunuz nedir?
Bir sorumlu hemşire, 4 ameliyathane hemşiresi, 8 servis hemşiresi, 2 ameliyathane personeli, 7 yardımcı hizmetli, 2 temizlik personeli, 2 sekreter mevcuttur.

Eğitim programınız nedir?
Kranial, spinal, periferik sinir, pediatrik, vasküler ve travma konusunda çok sayıda hazırlanmış eğitim seminerlerimiz, yoğun operasyon programları ile asistanlar karnelerini doldurmaktadırlar.

Kaç yatağınız var ve doluluk oranınız nedir?
Kliniğimizde 29 yatak bulunmaktadır. Özel hazırlanmış çocuk odası, iki kişilik tuvaletli ve banyolu plazma televizyonlu odalar yanında, tek kişilik konforlu odalarımız da lüks otelleri aratmayacak düzeydedir. Kalite birimlerince servisimize ödül verilmiştir. Bu konudaki gayretli çalışmalarından dolayı sorumlu hemşiremiz Nurgül Çepni’ye sizlerin vasıtasıyla minnettar olduğumuzu ayrıca belirtmek isteriz.

Yıllık poliklinik sayınız ortalama nedir?
Yıllık poliklinik sayımız 24 bin civarında. İstanbul’da, Avrupa yakasında referans hastanesi olduğumuzdan çok sayıda hasta bakılmaktadır. Eski İstanbul olarak bilinen Sür içinde veya 3-7. tepelerinde bulunan Kocamustafapaşa’da, Çapa’da çok sayıda üniversite hastanesi ve eğitim hastaneleri bulunmaktadır. Dolayısıyla İstanbul’dan bu bölgeye hasta akışı çok olmaktadır. Günde ortalama 130-140 civarında hastaya polikliniklerde, 20 hastada acil nöbetlerde bakılmaktadır.

Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? İlk yıl bir asistan ortalama kaç nöbet tutuyor?
Nöbetlerde bir uzman, bir kıdemli bir de kıdemsiz asistan görev yapmaktadır. Ortalama olarak ayda 6-7 nöbet tutulmaktadır. Nöbet sayıları yoğun olmamakla birlikte, yeni gelen asistan ortalama ayda 5 nöbet tutmaktadır. Ve bu kıdemden bağımsız ayarlanmaktadır.

Asistan eğitiminde kullanılan çekirdek eğitim müfredatınız var mı?
Kliniğimizde kullandığımız bir çekirdek eğitim müfredatımız var. Çekirdek eğitim müfredatı kliniğimizce belirtilmiş ve programı yapılmıştır. Nöbetler hariç her asistanın ne kadar seminer anlatacağı ve dinleyeceği, hangi yılda hangi operasyona 1. veya 2. asistan olarak gireceği bilinmektedir. Bu program aksamadan her asistana uygulanmaktadır.

Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?
Bütün rotasyonlarımız hastanemiz içindeki birimlerde tamamlanmaktadır. Rotasyon sürelerimiz, nöroloji 10 ay, genel cerrahi 6 ay, anestezi ve reanimasyon 3 ay, patoloji 1 ay olarak gerçekleşmektedir.

Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayınız kaçtır?
Son iki yılda SCI-expanded dergilerde yayımlanmış 10 adet makalemiz vardır. Bu makalelerden birçoğu kliniğimizde üretilmiş orijinal ve özgün makalelerdir.

Kongrelere katılabiliyor musunuz?
Her yıl ulusal kongre ve eğitim sempozyumlarına bildiri ve panelistlerimiz ile katılmaktayız. Türk Nöroşirürji Derneği (TND)'nin asistanlara verdiği değer sayesinde, birçok asistan buradan aldığı destekle iyi yayınlar çıkarabilmektedir.

Aranıza yeni katılacak asistanlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Kliniğimizde yıllık ortalama 1000 elektif nöroşirürjikal girişim ve ortalama 100 acil girişim ile hizmet verilmektedir. Asistan eğitiminde vaka sıkıntısı çekilmemektedir. Kliniğimizde vakaların tamamı mikroşirürjikal olarak opere edilmekte ve tüm operasyonlar DVD’ye kaydedilmektedir. Operasyon sonrasında tekrar seyredilerek asistan eğitimine katkıda bulunulmaktadır. Kendimize ait iki adet ameliyathanemiz yoğun bir şekilde çalışmasına rağmen, mortalite ve morbiditemiz yetişmiş uzman kadromuzun desteği ile kabul edilebilir oranlardadır.


Teşekkürler.


Klinikte görev yapan akademisyen, hekim ve asistanlar

Klinik Şefi
Opr. Dr. Turgay Bilge

Şef Yardımcısı
Doç. Dr. Kadir Kotil

Başasistan
Opr. Dr. Mustafa Arif Eras

Başasistan
Opr. Dr. Mustafa Ali Akçetin

Uzmanlar
Opr. Dr. Cengiz Acar
Opr. Dr. Nurgül Balcı Öktem
Opr. Dr. Bekir Mahmut Kılınç

Asistanlar
Dr. Bülent Özdemir
Dr. İsmail Ulusal
Dr. Tamer Tunçkale
Dr. Tuğrul Ton
Dr. Osman Ersagun Batçık
Dr. Alper Birgül
Dr. Hüseyin Canaz
Dr. Orkun Koban
Dr. Metin Kasap
Dr.Ezgi Ayçiçek
Dr. Rabia Tari
Dr.Gülşah Öztürk

by DrKonsultan

Cevapla

“Uzmanlık Alanları” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir