BİYOKİMYA DERSİNE NASIL ÇALIŞALIM, NELERE DİKKAT EDELİM

Cevapla
Bilgi Bilek Büker
Onur Üyesi
Onur Üyesi
Mesajlar: 65
Kayıt: Cmt Eyl 02, 2017 3:56 pm
Reputation: 268

BİYOKİMYA DERSİNE NASIL ÇALIŞALIM, NELERE DİKKAT EDELİM

Mesaj gönderen Bilgi Bilek Büker » Çrş Eyl 27, 2017 10:13 am

BİYOKİMYA
Serinin üçüncü yazısı: Biyokimya ile karşınızdayım.
Gözümüzle göremediğimiz organelleriyle, envai çeşit aminoasidiyle, hayatın başrolünü oynayan enzim ve hormonlarıyla, DNA gibi en temel yapıtaşına ev sahipliği yapmasıyla klinikteki birçok noktayı aydınlatmak için gizli bir kapıdır biyokimya. Evet gizli bir kapıdır. Çünkü çoğumuz tus yolculuğunda kliniğe giden yolda bu kapıdan geçmeyiz. Dışardan birebir ezber ve yoruma açık olmayan konuları varmış gibi gözükse de aslında birçok klinik bilgi, biyokimya temellidir. Örneğin; dahiliye kitaplarında MODY tip 2 diyabette glukokinaz gen defekti olduğu yazar ve temel pediatri bilgisi olarak biliriz ki diyabetik anne bebekleri makrozomik doğuma yatkındırlar. Ancak glukokinaz gen defekti taşıyan annelerin ise mikrozomik bebekleri olur. Bu farkın ayrımı işte biyokimyanın ta kendisidir. Glikolizin ilk basamağnda olan glukokinaz enzimi, içeri giren glukozu fosfatlar. Fosfatlanan glukozun hem molekül büyüklüğü artar ve bu sayede tekrar hücreden dışarı çıkamaz, hücre içinde kalır ve glikolize hammadde olur hem de hücre içi glukoz konsantrosyonu dışarıdan daha düşük tutularak -çünkü içerideki glukoz 6 fosfattır, glukoz değildir- hücre içine glukoz girişi de garanti altına alınmış olunur. Eğer glukokinaz enzimi defektif ise, hücre içerisine giren glukoz fosfatlanamaz. Fosfatlanamayan glukoz tekrar difüzyonla hücre dışına çıkar. İçerde hücreyi büyütecek yeterli glukoz konsantrasyonu sağlanamaz ve çocuğun gelişimi olumsuz etkilenir. Çocuk mikrozomik doğar. Anlaşılıyor ki bir pediatrik gerçeğin temeli biyokimya sayesinde anlaşılmaktadır. O yüzden çalışırken biyokimya sadece biyokimya olarak değil ilerleyen klinik derslerin çalışmasında da bir yol gösterici olarak görülmelidir. Öte yandan biyokimya kendi içinde de müthiş bir bütünlük ve tutarlılık arz eder. Örneğin pentoz fosfat yolunun sadece sitozolde gerçekleştiği bilgisi, bu yolda en önemli rolü oynayan glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enziminin de sitozolik bir enzim olduğu bilgisine bizi ulaştırır. Hücre konusundan gelecek hangisi sitozolik bir enzimdir sorusu için şıklardaki glukoz 6 fosfat dehidrogenaz cevabını rahatlıkla verebilmek için pentoz fosfat yolu hakkında da bilgiye sahip olmak gerekecektir. O yüzden biyokimya çalışması ilerledikçe diğer bilgilerle bir bütün oluşturacak ve bu algılama kolaylığı açısından yardımcı olacaktır.

Sınavın biyokimya soruları temelde 33.soruyla başlar, 53.soruyla biter. Kendisiyle alakalı 22 soru gelmesine rağmen diğer branşlardan sadece biyokimya bilgisi ile yapılacak 8 ile 10 soruya rastlamak mümkündür. Diğer branşlardan özellikle fizyolojide hücre konusunda, pediatride metabolizma hastalıkları konusunda bazı sorular tamamen biyokimya ile ilişkilidir. Şimdi konu konu ele alalım;

Hücre ve Organeller: Fizyoloji için tavsiyeler yazısında bahsettiğim gibi konunun büyük bir bölümü ortak gider. Biyokimya olarak fizyolojiye göre daha fazla sorgulanan kısımlar organel belirteçleri ve mitokondri matriksinde / sitozolde gerçekleşen olaylardır. Diğer bölümler eşit ağırlıkta sorgulanır. Organel belirteçleri için yağ asit desaturasyonunda rol oynayan sitokrom b5 redüktaz enziminin bir endoplazmik retikulum belirteci olduğuna yıldızlarımızı koyalım.

Aminoasitler/Aminoasit Metabolizması – Proteinler: Konu anlatımında hangi aminoasidin ne içerdiği bilgisi her zaman sorgulanabilecek bir bilgidir. Esansiyel ve esansiyel olmayan aminoasitlerin ayrımı çok iyi bilinmelidir. Konunun en önemli başlığı hemoglobinin yapısı ve kollajenin yapısıdır. Biri globuler biri fibröz olan bu iki protein yapının çok iyi öğrenilmesi konuyla ilgili gelebilecek birçok soruyu çözdürür. Aminoasit metabolizması aminoasitlerin asla depolanamayacağı; illa bir yerde kullanılması gerektiği bilgisiyle başlar. Konunun en önemli yerlerinden biri üre döngüsüdür. Tüm basamaklar bilinmeli, basamaklardaki enzim aktivatörleri ve inhibitörleri çok iyi bilinmelidir. Aminoasitlerin metabolizma bozukluğu kısmı pediatrinin metabolizma hastalıkları kısmı tarafından neredeyse eksiksiz bir biçimde desteklenir.

Enzimler ve Klinik Enzimoloji: Bu konuda protein yapıda olan enzimler için genel özellikler, allosterik enzim kavramı çok iyi anlaşılmalıdır. Klinik enzimoloji kısmında ALP, LDH, CK gibi enzimlerin tüm alt tipleri iyi öğrenilmelidir.

Elektron Transport Zinciri: Fazlaca karıştırılan, iyi tekrar edilmediği takdirde unutulması kolay olan bir biyokimya konusudur. Konuya yüksek enerjili bileşik kavramı ve yüksek enerjili bileşiklerin hangileri olduğunun altı çizilerek başlanmalıdır. Biyokimyanın ilerleyen kısımlarında glukoneogenezi daha anlaşılır kılabilmek için bu bölümde yer alan gliserol fosfat şantı ve malat aspartat mekiğine dikkat edilmelidir. Glukoneogenez konusu çalışılırken tekrar buraya dönmek gerekecek. Monooksijenaz ve dioksijenaz enzim kavramı iyi anlaşılmalı, monooksijenaz enzim sisteminin özellikleri ve bu enzimlerin neler olduğu iyi öğrenilmelidir. ETZ’nin tüm kompleksleri, inhibitörleri, hangi basamaklarda hidrojen çıkışının olduğu, bu hidrojenlerin tekrardan matrikse nasıl döndüğü kavranmalıdır. Bu kısım ilk etapta anlaşılamayabilir, iki üç tekrardan sonra daha iyi kavranacaktır.

Karbonhidrat Metabolizması: Lipid ve protein metabolizmasına göre daha kolay anlaşılabilir bir konudur. 6 karbonlu glukoz, galaktoz, fruktoz bileşiklerinin bağırsak lümeninden interstisyuma oradan da kana geçiş şekli ve bu geçişe aracılık edenler yıldızlanmalıdır . Glikolizle ilgili enzimlerin inhibe - aktive edicileri, enerji kullanan ve harcayan basamaklar eksiksiz bir şekilde bilinmelidir. Yine sitrik asit siklusu enzimleri de glikoliz enzimleri gibi çok iyi algılanmalıdır. TCA için diğer bir önemli olan nokta ise allosterik olarak aktivasyonun ya da inhibisyonunun olmadığıdır. Yani direkt olarak insülin ile uyarılmaz ve glukagon ile inhibe edilmez. Hangi basamakta NADH2 çıktığı, hangi basamakta FADH2 çıktığı, hangi basamakta substrat düzeyinde fosforilasyon gerçekleştiği, hangi basamakta açığa CO2 salınımı olduğu tek tek anlaşılmalıdır. Karbonhidrat metabolizmasının maliyetli yolağı olan glukoneogenez, öğrenme açısından diğer metabolizma kısımlarına göre nispeten daha zordur. Fosfoenolpiruvatkarboksikinaz enziminin magnezyum bağımlı bir enzim olduğuna yıldızımızı koyalım.

Lipid Metabolizması: Aslında anlaşılması zor, protein ve karbonhidrat metabolizmasına göre daha karmaşık bir metabolizması olmasına rağmen sınavda bu karmaşıklık ve zorlukta sorular pek gelmez. Lipid metabolizması için lipoprotein lipaz enzimi çok iyi anlaşılmalıdır. Çok fazla detaya inilmeden çalışılması gereken lipid konusunun, yağ asit sentez ve yıkım kısmı karbonhidrat metabolizmasıyla yakın ilişkilidir. O yüzden konu çalışılırken ara ara karbonhidrat konusundaki yolaklar gözden geçirilmelidir. Konuda lipoproteinlerin aktivatör ve inhibitörleri, bunların işlevleri iyi öğrenilmelidir.

Metabolizmadaki anabolik ve katabolik süreçler, sentez veya yıkım olacağını belirler. Örneğin toklukta glikoliz, glikojen sentezi, TCA, yağ asit sentezi gibi anabolik süreçler ön planda yer alırken, açlıkta ise glukoneogenez, keton sentezi, yağ asitlerinin yıkımı gibi katabolik süreçler baskındır. Yani anabolik süreçte yer alan enzimler tokluk durumlarında aktif, açlık durumlarında inaktiftir. Bu mantık aslnda metabolizmada ilk söylenecek sözdür ve hangi enzimin ne zaman aktif ne zaman inaktif olduğunu anlamakta yol göstericidir. Bununla ilişkili birçok soru gelmektedir.

Nükleik Asitler: Biyokimya için en gözde ve en güncel konudur. Sınavda bazen beş soruya kadar gelir. Bu konu çalışılırken parça parça çalışılması, konu bütünlüğünü dağıtmadan algılamak için daha faydalıdır. Yani konu; pürin – pirimidinlerin sentezi ve yıkımı, DNA sentezi, RNA sentezi, protein sentezi alt başlıklarına ayrılarak çalışılmalıdır. Bu konuyu tusem biyokimyadan çalışanların mutlaka başka bir tus kaynağıyla konuyu desteklemeleri gereklidir. Çünkü nükleik asit konusunda Tusem yetersizdir.

Vitaminler: Aynı konu Pediatride de geçer. Ancak işi pediatriye bırakmayıp burada bitirmek daha uygundur. Bu konunun çok fazla detayına inmeden temel başlıklarını bilmek sınav için yeterlidir. Örneğin transketolaz enzimi için tiaminin olmazsa olmaz olduğu, oksidatif dekarboksilasyonda tiaminin rol oynadığı, glutatyon redüktaz enzimi için B2 vitamininin önemli olduğu, niasinin lipoliz inhibitörü olduğu, A vitamininin görme, üreme ve epitelizasyon gibi işlevlerde en önemli vitamin olduğu, E vitaminin membran için en önemli antioksidan olduğu gibi temel noktalara bakılmalıdır.

Hormonlar: Hormonlar konusu gerek fizyolojinin endokrin kısmı gerekse dahiliye endokrin tarafından yeterince desteklenmektedir. Biyokimya için dikkat edilecek bir nokta; grup1 hormon kavramının lipofilik hormon, grup 2 hormon kavramının ise suda çözünen hormon demek olduğudur. İnsülin için birkaç şey söylemek gerekirse; büyüme üzerine olan etkilerinin map kinaz aracılı olduğunu, çinkoyla depolanıp krom ile salındığını, arjinin ve lösinin sentezini artırdığını bilmek gerekir.

Biyokimya tusun en sadık derslerindendir. Yeterli bir çalışmanız varsa çok iyi bir sınav çıkartırsınız biyokimya adına. Piyasadaki tüm tus kaynakları da biyokimya açısından ispatlı birçok başarıya sahiptir.
Saygılar…



Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Biyokimya” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir